11.11.2008 - Boğazımda düğümlü tüm kelimeler...
Kelimeler var boğazımda düğümlü Tek bir nefeste uçup gidecek hepsi sanki. Senin için saklıyorum onları, bilebilesin aşkımı diye Biliyorum çok zor değil, Ama yinede saklamak istiyorum. Sadece sen bilesin diye karşına geçip anlatmak istiyorum. Ama ne mümkün! İmkansızlığı bile bile... Boğazımda düğümlü tüm kelimeler... uçup gitmek ister.
10.11.2008 Ergül YILMAZ
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
3.11.2008 -
"Seni seviyorum" diye bir aşk bilmiyorum ben.
"Aşk" bu, sadece iki kelime yetmez. bütün kelimelerini hediye eder, ruhunu teslim edersin.
"Aşk" bu, gözlerinin önünden kaybolmayan siyah yıldızlar var ya, sadece yıldızlarından değil, gözlerinden vazgeçersin.
"Aşk" bu, tüm bedeninde hissedersin, iliklerine kadar bir üşür bir terlersin, son nefesine kadar ciğerlerine onu çekersin.
21.03.08 Ergül YILMAZ
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
15.10.2008 - Kaçük bir kayık, ben!
Bir esinti, bir lodos Rotasını şaşıran küçük bir kayık, ben! İşte bir bulut üzerime geliyor Kaçmak, kurtulmak, ne mümkün.
Sığınacak bir liman Mümkün mü engin denizde? Bir kaçış, bir kurtuluş Çığlıklar ata ara...
Kaybolmak istemiyorum!...
Ergül YILMAZ
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
15.10.2008 - Şimdi Sevişme Vakti / Sait Faik ABASIYANIK
Çıplak heykeller yapmalıyım. Çırılçıplak heykeller Nefis rüyalarınız için Ey önümden geçen ak sakallı kasketli, Yırtık mintanından adaleleri gözüken Dilenci Sana önce Şiirlerin tadını Aşkların tadını Kitaplardan tattırmalıyım Resimlerden duyurmalıyım, resimlerden...
Şu oğlan çocuğuna bak Fırça sallıyor Kokmuş manifaturacının ayağına Dörtyüzbin tekliğinden On kuruş verecek.
Seni satmam çocuğum Dörtyüzbin tekliğe, Ne güzel kaşların var Ne güzel bileklerin Hele ne ellerin var, ne ellerin.
Söylemeliyim, Yok Yok... meydanlarda bağırmalıyım. Bu küçük Güllerin buram buram tüttüğü Anadolu şehri kahvesinde Kiraz mevsiminin Sevişme vakti olduğunu.
Resimler seyrettirmeli, şiirler okutturmalıyım Baygınlık getiren şiirler Kiraz mevsimi, kiraz Küfelerle dolu Pazar. Zambaklar geçiriyor bir kadın. Bir kadın bir bakraç yoğurt götürüyor Sallıyor boyacı çocuğu fırçasını Belediye kahvesinde hâlâ o eski, o yalancı O biçimsiz bizans şarkısı.
Sana nasıl bulsam, nasıl bilsem, Nasıl etsem nasıl yapsam da Meydanlarda bağırsam Sokakbaşlarında sazımı çalsam Anlatsam şu kiraz mevsiminin Para kazanmak mevsimi değil Sevişme vakti olduğunu...
Bir kere duyursam hele güzelliğini, tadını, Sonra oturup hüngür hüngür ağlasam Boşa geçirdiğim, bağırmadığım sustuğum günlere Mezarımda bu güzel, uzun kaşlı boyacı çocuğunun Oğlu bir şiir okusa Karacaoğlan’dan Orhan Veli’den Yunus’tan, Yunus’tan...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Kategoriler
Arkadaşlarım
ferbay jazz muratkulcuoglu yalikavak derinmavibodrum
|